09-04-2018, 10:56 PM

“Merak etmiyorum. Çünkü biliyorum. Kimse benim gibi sevemeyecek onu.”
Hayat pek çok şeyle sınıyor bizi. Yeri geliyor hayatımızdaki en önemli insanları çekip alıyor, yeri geliyor öyle bir şeyle imtihan ediyor ki bizi isyan ediyoruz. Yardım bekliyoruz. Ama biliyoruz ki kendi ilacımız biziz. Yaralarımızı ancak kendimiz sarabiliriz, bir başkasına hiç gerek yok. Çok isyan edersin, çok ağlarsın, çok rüyalarına girer, çok fotoğraflarınıza bakarsın ama öyle bir an gelir ki tamam dersin, şimdi yalnızlığını kutlasın. Heh işte bugün de öyle bir gün. Bugün son ağlayış, son fotoğraflara bakış, son dalıp gidiş, son iç çekiş.
Gün gelecek diyecek ki: “O yüreği güzel insanı nasıl kaybettim ben?” İşte o zaman sen onu çoktan unutmuş olacaksın. He eğer unutamadıysan ve hala çok seviyorsan..boşver. Sen deneme tahtası değilsin. Ya bir tur atayım, sonra geleyim hiç değilsin. Kaç gece ağladın? Kaç gün bekledin gelir diye? Arar-mesaj atar diye o telefonu kaç gün elinden düşürmedin? Kaç gününü tükettin? Hangi yaptığın işten zevk aldın? Hangi gününü onu düşünmeden geçirebildin? Bir şarkı çaldı, dolmadı mı gözlerin? Yanından biri geçti, onun gibi kokuyor diye iç geçirmedin mi? Birini ona benzettiğinde kalbin güm güm atmadı mı? Kaç gece uyandın rüyandan, yastığa oymuş gibi sarıldın? Sorun bende-bizde değildi. O sevmedi, onlar sevemediler bizi. Ama çok güzel sevmiş gibi yaptılar. Çok güzel çekip gittiler.
Sevmekten, zaman harcamaktan, emek vermekten başka hiçbir şey yapmadık biz. Sahip çıktık, arkasında durduk ama hiçbir zaman karşılığını alamadık. Elimizden geleni çoğu kez yaptık. Sevdamızı sonuna kadar savunduk ama bitti. Allah yaşattıklarımızla bir gün muhakkak terbiye edermiş bizi. O günleri gördüğümüz günü iple çekiyorum.
“Gitmesine gidersin de, dönünce bulabilir misin terk edip gittiğini?”










